• Kas
  • 01
  • 2010

ÇOCUKLARI EV KAZALARINDAN KORUYACAK ÖNERİLER

Bir konutun içinde ya da ona ait çevrede meydana gelen kazalara ev kazası denir. Ev kazalarının büyük çoğunluğunda, özellikle çocuklar zarar görmekte ve bu kazalar bazen ölümle sonuçlanabilmektedir. Kazalardan kendilerini koruyabilecek gelişimsel beceriye henüz yeterince sahip olamamaları sebebiyle, 0-6 yaş grubu çocuk kazaya uğrama oranı en yüksek grubu oluşturmaktadır. Emekleme aşamasından itibaren çocuklar için evler bir anda tehlikeli bir ortam olmaktadır. Bir yaşından küçük çocuklarda boğulma ve solunum yollarına yabancı cisim kaçması, 1-4 yaş arasında düşme, çarpma, suda haşlanma, ateşle yanma ve zehirlenmeler daha sık görülmektedir. 2-4 yaşlarında temizlik maddeleri ve ortada bırakılan ilaçlar, 5 yaşından sonra ise dolapta ve yüksekte saklanan ilaçlar ile zehirlenmeler artmaktadır.
Bu konularda ailerin bilinçlenmesi gereklidir. Bu amaçla aşağıda öncelikle zehirlenmeler ile bilgi verilecek, daha sonra da ev kazalarından korunmak için alabileceğimiz önlemler belirtilecektir.

  • Kas
  • 01
  • 2010

Hamilelikte Folik Asitin Önemi

Posted by admin In Aile Sağlığı, Annelik | No Comments »

Folik Asit, yeşil yapraklarda yaygın olarak bulunan, bebekte sinir sistemi hastalıkları riskini azaltan, hücre büyümesi ve organ gelişiminde rol oynayan bir B vitaminidir (B9). İnce bağırsakta emilir, karaciğerde metabolize olur. Vücudun tüm biyolojik olaylarında yer alan DNA ve kan hücrelerinden alyuvar oluşumu, aminoasit metabolizması, hücre büyüme ve yenilenmesi için dışarıdan vücuda alınması gereken önemli bir vitamindir. B9 vitamini (Folik Asit) depolamaz. Genellikle vücut rezervleri bir kaç ay için yeterlidir ve dolayısıyla vücut için daimi folik asit kaynağı yoksa eksiklik yaşamak çok kolaydır. Doğum kontrol ilaçlarının kullanımı sırasında ve sara (epilepsi) tedavisinde kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak da Folik Asit eksikliği gelişebilir.

  • Kas
  • 01
  • 2010

MİGREN

Posted by admin In Aile Sağlığı | No Comments »

Migren baş ağrıları, kan damarlarının genişlemesi ve bu kan damarlarının çevresini saran sinir liflerinden çeşitli kimyasal maddelerin salınması nedeni ile oluşmaktadır. Baş ağrısı sırasında, kafatasının dışında, şakak bölgesinde hemen deri altında yer alan bir arter genişler (temporal arter). Bu arterin genişlemesi enflamasyona, ağrıya ve arterin daha fazla genişlemesine yol açan kimyasalların salınmasına neden olur.

Migren tetikleyicileri

Vakaların %40’ında migrenin tetiklendiği bilimsel olarak gösterilmiştir. Bu nedenle “tetikleyiciye yönelik” özel bir tedavi atakların sayısını önemli ölçüde azaltabilmektedir.

Belirli yiyecekler, durumlar ya da çevresel faktörler migren atağını tetikleyebilmektedir. Ancak; bu tetikleyiciler büyük oranda kişiye özgüdür. En sık görülen tetikleyicilerin bile sizde atak oluşturmaması olasıdır.

  • Eki
  • 31
  • 2010

Burun Kanaması

Posted by admin In Aile Sağlığı | No Comments »

Epistaksis, burnumuzun kanamasına verilen isimdir. Genellikle kanamanın olduğu taraf ve kanama bölgesi aşikardır. Bazen kan boğaza akar ve öksürmekle ağızdan gelir, bu durumda kanamanın yeri ilk bakışta tespit edilemeyebilir.

Gençlerde kanama burnun hemen girişinde yer alan gevrek damarsal yapılardan kaynaklanır. Yaşlılarda ise kanama sebebi genellikle burnun boğaza açılım noktası, yani en arka noktadan ya da burun boşluğunun üst noktalarından olmaktadır.

Kanayan damarlar atardamar ya da toplardamar olabilir. Kanama miktarı sadece küçük bir mendili ıslatacak kadardan, hastaneye yatırılarak cerrahi tedaviye gerektirebilecek miktara kadar değişiklik gösterebilir.

Burun Kanamasının Sebepleri Nelerdir
Genellikle burun bölgesine yönelen travmalar en sık rastlanılan nedenlerdendir. Bu travma, burun karıştırma şeklinde de olabilir, kuvvetli burun temizleme işlemi de kanama oluşturabilir.

Soğukalgınlığı gibi burnu etkileyen bazı enfeksiyonlar sonucunda burunda yer alan damarsal yapılar genişlerler ve bu da onları kanamaya daha yatkın hale getirmektedir. Eğer enfeksiyon geçmeden burun cerrahisi uygulanırsa, kanama daha da artar.

Yüksek tansiyon ve kalp yetmezliği ya da damar sertliği özellikle yaşlılarda kanamanın en sık sebepleri arasındadır. Eğer damarsal bir anormallik durumu söz konusu ise, bu tüm ailede görülebilmektedir. Pıhtılaşma bozuklukları da ailesel kategoride yer alır ve kanamaya sebep olabilir.

Burun Kanaması Tedavisi
Çoğunlukla burun kanaması hastaları gençlerden oluşmaktadır ve kanama burun ucundan oluşmaktadır. Eğer kan kaybı fazla değilse, baygınlık oluşmamışsa, dik oturmak etkili olabilir. Yetmediği takdirde, burnun ucunun sıkılması yararlı olacaktır.

Güçsüzlük hissedilirse yatar pozisyona geçilmelidir. Ancak bu durumda genize akan kan, mide bulantısı ve daha sonra kusmaya sebep olabilir.

Bunlara rağmen kanama geçmez ise doktor müdahalesi gerekecektir. Burun ucundaki kanamalar koter adı verilen cerrahi alet yardımıyla durdurulabilir. Bu koterizasyon ya da yakma işlemi kimyasal olarak da uygulanabilmektedir. Bu işlem, çocuklarda dahi rahatlıkla uygulanan kolay bir müdahaledir.

Eğer kanama burnun arka kısımlarından geliyorsa, koter kullanılamaz. Bu durumda burun tamponu gerekir. Eğer kanama çok fazla olmuşsa, kan verilmesi dahi gerekebilir. Bu durumda kanamanın nedeni etraflıca araştırılmalıdır. Burun ve sinüsleren ince noktasına dek çeşitli görüntüleme yöntemleri de kullanılarak incelenir. Tansiyon hastalarında yüksek tansiyon kontrol altına alınır.Kanama ve pıhtılaşma bozuklukları araştırılır ve varsa tedavi edilir. Eğer burun orta bölmesi yani septumda eğiklik var ise, kanamaya sebep vereceğinden düzeltilmelidir.

Eğer tüm bunlara rağmen kanama durmuyorsa, endoskopik sinüs cerrahisi ile atardamar bağlanarak kanama durdurulur.

Genelde gençler burun kanaması sonrasındaki kan kaybından fazlaca etkilenmemektedirler, ancak yaşlılarda durum biraz farklıdır. İstirahat ve uygun tedavi önem kazanmaktadır. Kalp problemleri, yaşlılarda durumu daha da ciddi hale getirebilmektedir.

Eğer burun kanaması tedavi edilmeden hasta kendi haline bırakılırsa ; kanama tekrarlayıp anemiye sebep olabilir. Bu durum ileri dönemde kalp yetmezliğine sebep olabilir.

Ailenin rolü, kanama başladığında yukarıda kısaca söz edilen tedbirler uygulanıp sonuç alınamazsa hasta kişinin ikna edilerek uygun tedavinin yapılacağı merkezimize getirilmesinden ibarettir.

Unutulmaması gereken bir nokta, her burun kanamasının masum sebeplerle ortaya çıkmayacağıdır. Bazen küçük çocukların dikkat çekmek maksadıyla burnuna soktuğu bir leblebi tanesi bile, yakınları tarafından fark edilmediğinde sebebi bilinmeyen fakat tekrarlayan burun kanamalarına sebep olabilir.

  • Eki
  • 31
  • 2010

İdrar Yolu Enfeksiyonları (Sistit)

Posted by admin In Aile Sağlığı | No Comments »

İltihaplanma
Sistit idrar kesesinin (mesane) iltihaplanmasıdır. İdrar yolları ve üreme sisteminde en sık görülen hastalıklardan biridir. Zamanında tedavi edilmezse hastalık böbrekleri de etkileyecek biçimde yayılabilir ve mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar oluşturabilir.
Nedenleri:
Normal de bakteriler üreme organları ve anüs bölgesinde yaşamaktadırlar. Bazen bu bakteriler alt idrar yollarını aşarak mesaneye ulaşırlar. Mesaneye ulaşan bakteriler işeme ile dışarı atılırlar. Ancak mesaneye gelen bakteri sayısı atılandan fazla ise mesanede ve daha sonraki aşamada böbreklerde iltihaplanmaya yol açarlar. Bulaşma cinsel birleşme esnasında veya genital temizliğin az olduğu durumlarda oluşabileceği gibi uzun süre idrar tutulması, idrar yollarını daraltıcı hastalıklar, menapozda düşük östrojen seviyesi nedeniyle de oluşabilir. Kadınlarda uretra erkeklerinkinden çok daha kısa olduğu için dış ortamdan bakterilerin mesaneye ulaşması daha kolaydır. Bu nedenle kadınlarda sistitlerin görülme oranı çok daha fazladır. Kadınların en az % 20′si yaşamları boyunca en az bir kez sistite yakalanırlar. Nadir de olsa sistiti oluşturan bakteriler böbrek ve idrar yolları aracılığı ile yukarıdan aşağıya veya yakın dokulardaki enfeksiyon odaklarından lenf yoluyla da mesaneye ulaşabilirler.
Sistitin en sık rastlanılan sebebi Escherichia coli ( E.coli, koli basili) adlı mikroorganizmadır. Bu bakteri kalın barsaklarda normal olarak bulunabilir ve cinsel ilişki ile mesaneye ulaşabilir.
Belirtileri:
İdrar yaparken yanma ve sızı.İdrar yaptıktan sonrada sürebilir. Sık idrara çıkma. Ağrı kasıklara ve makata yayılabilir. Ateş. Terleme. Yorgunluk. Kusma ve bulantı. İdrar bulanık, kötü kokulu olabilir. Cinsel ilişki esnasında ağrı hissi olabilir.
Risk Faktörleri:
Çok eşlilik.
Tümör nedeni ile aşağı idrar yolunda daralma veya tıkanma.
İdrar sondası kullanımı.
Hamilelik.
Şeker hastalığı.
Temizliğe dikkat edilmemesi.
Geçirilmiş felç gibi mesane boşalmasını engelleyebilecek durumlar.
Yaşlılık.

Tanı:
Tanıda idrar tahlili, idrar kültürü ve ilaçla çekilen ürografi adlı film gerekebilir.
Hastalığın Gidişi:
Uygun tedavi ile sistit belirtileri 24 saat içinde kaybolur.Ancak hastalığın gidişi etken mikrobun cinsine, risk faktörlerin giderilmesine bağlıdır. İyi tedavi edilemeyen olgularda hastalık kronikleşebilir.
Tedavi:
Sistitler antibiyotikler ile tedavi edilir. Tedaviye başlamadan önce idrar kültürü ve antibiyogram için örnek alınmalı, sonuçlar çıkıncaya kadar idrar yolları enfeksiyonlarında etkili antibiyotikler kullanılmalı, antibiyogram sonuçlarına göre gerekirse bu ilaçlar değiştirilmelidir. kronik enfeksiyonlarda tedavi uzayabilir.
Nasıl Korunabilirsiniz?
Tuvaletten sonra önden arkaya doğru silinin. Böylece vajinal ve rektal bölgenizdeki bakterilerin idrar yollarına girmesini engellemiş olursunuz.
İdrarınızı tutmayın. Mümkün olabildiği kadar sık idrarınızı yapın. Böylece mesanedeki bakterileri dışarı atarsınız.
Cinsel ilişkiden sonraki on dakika içerisinde idrarınızı yapmaya çalışın.
Cinsel ilişki esnasında yeterli kayganlığın sağlanması uretranın zedelenmesini azaltacaktır.
Anal ilişkiye giriliyorsa daha sonra vaginal bölgeye temas edilmemeli veya edilecekse iyice temizlenilmelidir.
Gün boyunca bol su içilmesi (mümkünse günde 8 bardak) idrar çıkışını ve dolayısıyla da bakterilerin atılımını arttıracaktır.
Kahve, çay, alkol gibi içecekleri mümkün olduğu kadar az tüketin. Mesane üzeride irrite edici etkileri olabilir.
Genital bölgenizin uzun süre nemli kalmasına izin vermeyin.Naylonlu, sıkı iç çamaşırları giymeyin. Nem bakterilerin üremesini kolaylaştırıcı bir ortam yaratır.
Genital bölgenizi günlük olarak hafif bir sabunlu suyla temizleyin.
Her gün mutlaka iç çamaşırınızı değiştirin ve pamuklu iç çamaşırları yeğleyin.

  • Eki
  • 31
  • 2010

Aile Hekiminizi Öğrenin

Posted by admin In Aile Sağlığı | No Comments »
Aile Hekiminizi Öğrenin

İstanbul’da 1 Kasım pazartesi başlayacak olan aile hekimliği uygulaması için vatandaşların aile hekimleri belirlendi. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün web sitesinden herkes aile hekimini öğrenebilecek. Eğer sitede aile hekiminiz belirtilmemişse, listedeki hekimlerden birini seçerek kayıt olabilirsiniz.

Aile hekiminizi öğrenmek için tıklayın

  • Nis
  • 11
  • 2010

Evlat Edinme

Posted by admin In Aile Sağlığı | No Comments »

Evlat edinme, çocuğu bulunmayan kişilerin, aile kurmak ve çocuk sahibi olma özlemlerini gerçekleştirmelerine yardım eden ve aynı zamanda bir aile yuvasından yoksun olan çocukların korunmasını amaçlayan bir kurum olup, Medeni Kanunumuzun 253-258. maddelerinde düzenlenmiştir.

Türk Medeni Kanunu evlat edinmeyi, evlat edinenle evlat edinilen arasında kamu makamlarının öz iznine dayalı bir sözleşme olarak öngörmüştür. Evlat edinmek isteyen kişi bizzat veya tutacağı bir avukat aracılığıyla evlat edinilmek istenilen kişinin Türkiye’deki ikametgahının bulunduğu yerdeki yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine M.K.’nun 256. maddesi uyarınca “evlat edinmeye izin” için başvuruda bulunması gerekir.

Yetkili mahkemeden alınacak “evlatlığa izin” kararı ile noterlikçe resmi senet yapılarak, keyfiyet doğum kütüğüne ve evlatlık ile evlat edinenin aile kütüğüne bildirilir.

Yurtdışında yetkili yabancı makamlar önünde bir Türk vatandaşının evlatlık alınmasına ilişkin olarak mahalli usüllere göre yapılan evlat edinme mukaveleleri evlatlık açısından Medeni Kanundaki asli şartları taşımak ve Türk Mahkemelerinden izin alınmış olmak kaydıyla Türkiye’de geçerlidir.

Bu tür mukavele noterden Türkçeye tercüme edilmiş olarak mahkeme kararı ile nüfus idarelerine, yurt dışında temsilciliklere verildiği takdirde, medeni kanundaki asli şartları taşıması halinde nüfus kütüklerine işlenir. Evlat edinme için kanun maddi ve şekli bir takım şartlar aramaktadır. Her iki tarafın Türk olması halinde aşağıda belirtilen hükümler geçerlidir:

Evlat Edinmenin Maddi Şartları

  1. Yaş Şartı: Yasa, evlat edinilen için bir yaş şartı gerektirmemiş olup, bir kimse yaşı ne olursa olsun evlat edinebilir.Buna karşın, evlat edinenin en az 35 yaşında olması gerekir. Ayrıca evlat edinen kişinin evlatlıktan en az 18 yaş büyük olması şarttır. (M.K.253)
  2. Evlat Edinenin Sahih Nesepli Füruu (Altsoyu) Bulunmaması Şartı:Bir kimsenin evlatlık sözleşmesi yapıldığı sırada sahih nesepli çocuğunun bulunması evlat edinmeye engeldir. Buna karşılık, gayri sahih nesepli füruun bulunması veya evlatlığının bulunması evlat edinmeyi engellemez.
  3. Evlatlığın Menfaati Şartı: Evlat edinmeye hakimin izin verebilmesi için, bunda evlat edinilecek çocuğun menfaati bulunması lazımdır.
  4. Önceden Evlat Edinilmiş Olmama Şartı: Medeni Kanunun 255. maddesi uyarınca, bir kimsenin iki kişi tarafından evlatlık edinilmesi kural olarak mümkün değildir. Bunun tek istisnasi, bir kimsenin karı koca tarafından birlikte evlat edinilmesidir.
  5. Rıza Şartı:
  • Evlat Edinilenin Rızası: Medeni Kanunun 254. maddesine göre, “mümeyyiz olan kimse rızası olmadıkça evlatlığa alınamaz. Evlat edinilen mümeyyiz olmakla birlikte, velayet altında ise, anne ve babasının rızası aynen gereklidir. Eğer velayet altındaki evlat edinilen temyiz kudretinden yoksun ise, evlat edinilmesi yalnız velayete sahip ana ve babanın rızasıyla gerçekleşir. Ana ve babadan yalnız birisi velayet hakkına sahip ise, onun rızası aranır. Eğer evlat edinilecek kişi vesayet altında ise, vasinin onayı ve ayrıca M.K.406. maddesi gereğince Sulh Hakiminin ve Asliye Mahkemesinin izni gerekir.
  • Evlat Edinenin Rızası: Evlat edinme şahsa sıkı surette bağlı bir hak olduğundan, evlat edinmenin temyiz kudretine sahip olması gerekir. Eğer evlat edinmek isteyen kimse mümeyyiz bir kısıtlı ise, vasinin ve ayrıca Sulh Hakiminin ve Asliye Mahkemesinin izni gereklidir.
  • Eşin Rızası: Evlat edinen veya evlat edinilen veya her ikisi de evliyse, evli olan tarafın eşinin de rızasının bulunması gereklidir. (M.K.255)

Evlat Edinmenin Şekli Şartları

  1. Hakimin İzni: Medeni Kanunun 256. maddesi uyarınca, evlat edinme, evlat edinen kimsenin ikametgahı, Sulh Hakiminin iznini gerektirir. Hakim, burada evlat edinme şartlarının mevcut olup olmadığını, evlat edinmede haklı bir neden ve evlat edinilenin menfaati bulunup bulunmadığını araştırır.
  2. Resmi Senet Düzenlenmesi: Evlatlık sözleşmesi, M.K.nun 256. maddesi uyarınca hakimin izni temin edildikten sonra resmi şekilde noter tarafından düzenlenmelidir.
  3. Nüfusa Tescil: Evlatlık sözleşmesinin tamamlanmasından sonra, meydana gelen evlatlık bağının hem evlat edinenin, hem de evlatlığın nüfus siciline işlenmesi gerekir.

Evlat Edinmenin Sonuçları

  1. Evlenme Yasağı: Evlatlık sözleşmesinin düzenlenmesiyle meydana gelen evlatlık bağı, kesin olmayan bir evlenme yasağı oluşturur. (M.K.92/3)
  2. Miras: Evlatlık ve füruu evlat edinen kimsenin mirasçısı olur. Buna karşılık, evlat edinen ve hısımları evlatlığın mirasçısı olamaz. Evlatlığın asıl ailesindeki mirasçılığına da halel gelmez.
  3. Velayet: Evlat edinilen küçük ise, kendi öz anne ve babasının velayetinden çıkar, evlat edinenin velayeti altına girer.
  4. Nafaka: Evlatlık ve evlat edinen birbirinden karşılıklı olarak nafaka isteyebilirler.
  5. Soyadı: M.K. 257/1 maddesi uyarınca, evlatlık, evlat edinenin soyadını taşır.
  6. Vatandaşlık: Bir Türkün evlatlık edindiği yabancı henüz reşit değilse ve ana babasının yeri bilinmiyor veya kendileri bulunamıyorsa, yahut evlatlık vatansız oluyorsa, o takdirde Türk vatandaşı olur. (T.V.K. 3/11)
  7. Evlatlığın Öz Ana ve Babasıyla Kişisel İlişkileri: Yargıtay içtihadına göre, evlatlığın öz ana ve babası, küçük çocuklarıyla kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir. 

Evlat Edinmenin Sona Ermesini Gerektiren Nedenler

  1. Evlenme: Evlatlık ile evlat edinen veya bunlardan biriyle diğerinin koca veya karısı, evlenme engeline rağmen, birbirleriyle evlenirlerse, evlenme geçerli olmakta, fakat evlatlık ilişkisi sona ermektedir.
  2. Tarafların Anlaşması ile: Evlatlık ilişkisi, bu hususta hakimden izin alındıktan sonra resmi bir şekilde yapılacak anlaşma ile ortadan kaldırılabilir.
  3. Hakimin Kararı ile
  • Evlatlığın İstemi Üzerine: Evlatlık, evlat edinenin çocuğa karşı bir suç işlemesi veya ödevlerini ağır bir şekilde ihlal etmesi, ahlaka aykırı davranışlarda bulunması gibi haklı nedenlerin varlığı halinde, hakimden evlatlık sözleşmesinin kaldırılmasını isteyebilir. (M.K. 258)
  • Evlat Edinenin İstemi Üzerine: Evlat edinen, evlatlığın mirastan iskatini gerektirecek nedenlerden birinin varlığı halinde, evlatlık sözleşmesinin kaldırılmasını hakimden isteyebilir.

Eğer evlat edinen veya evlatlık yabancı ise, bu takdirde 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkında kanun hükümleri devreye girer. Bu kanunun evlat edinmeyi düzenleyen kurallarını kısaca gözden geçirmek istersek, şunları söylemek mümkündür.

Sözü edilen kanunun yabancı unsurlu evlat edinme ilişkisini düzenleyen 18.maddesinin 1.fıkrasına göre, evlat edinme ehliyeti ve şartları hakkında taraflardan her birinin evlat edinme anındaki milli hukuku uygulanır. Taraflar aynı tabiyette ise, onların müşterek milli hukuku evlat edinme ilişkisine hakimdir. Tabiiyetleri farklı ise, evlat edinme ehliyeti ve şartları, taraflardan her birinin evlat edinme anındaki milli hukuklarına tabi olur.

Evlat edinmede esasa ait şartlar içinde taraflardan her birinin milli hukukları nazara alınır. Kanunun hükmü bu şartlar bakımdan her iki milli hukukun birlikte uygulama çağını ifade etmiştir. Bu bakımdan evlat edinme için aranan şartlar ise çocuğu olmamak, asgari yaş haddi, yaş farkı gibi, evlat edinen için, isterse evlatlığın rızası, ana ve babanın izni, vesayet makamının muvafakatı gibi, evlatlık için söz konusu olsun, tarafların milli hukuklarının aradığı esasa ilişkin kanuni şartların yerine getirilmiş olması gerekir.

Örnek olarak; evlat edinen yabancı, evlatlık Türk vatandaşı ise, Türk hukukunun aradığı kanuni şartlar yanında, evlat edinenin milli hukukunun evlat edinme için aradığı şartlar da tahakkuk etmelidir.

Evlat edinme işlemlerinde usul meseleleri, adli ve resmi makamların müdeahalesi gibi, kural olarak işlemin yapıldığı yer hukukuna (Lex Fori) tabi olur.

Evlat edinmenin hükümleri, yani evlatlığın ismi, ikametgahı, evlat edinen ile edinilen arasındaki hısımlık ilişkisi, evlenme yasağı, velayet durumu, nafaka, evlat edinmenin hükümsüzlüğü veya sona ermesi gibi konular evlat edinenin milli hukukuna, eşlerin birlikte evlat edinmesi halinde evlenmenin genel hükümlerini düzenleyen hukuka tabidir.

Evlat Edinmek İsteyen Kişinin İbraz Etmesi Gereken Bilgiler

  • Vukuatlı nüfus kayıt örneği
  • Nüfus cüzdanı fotokopisi
  • Evlilik cüzdanı fotokopisi
  • Sağlık kurulu raporu
  • Sabıka kaydı
  • Oturma izin belgesi
  • Gelir durumu belgesi-( maaş, taşınır taşınmaz mallara ait )
  • Çiftin birer fotoğrafı
  • Ülkenin kaç yaş grubuna kadar olan çocuğu kabul ettiğini gösterir belge

Genel koşullar bunlar olup doğrudan Çocuk Esirgeme Kurumuna başvurmanız halinde oradaki yetkili kişiler sizlere yol gösterecektir.

Flickr Stream